| « Önceki başlık :: Sonraki başlık » |
| Yazar |
Mesaj |
powe_RUzman Üye


Kayıt:09 Kas 2006 Mesajlar: 2151
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:09 am Mesaj konusu: Atatürk Ün Tabutunun Açildiği Gün(9 Kasim 1953) |
|
|
Kefen sıyrıldı ve...
Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca
Ata'nın
yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları
bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...
8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile
Şevki
Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi
Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan
ise
Ankara Valisi Kemal Aygün'dü...
Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını
Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı
geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan
korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica
ediyoruz."Prof. Mutlu
önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.
Hastalığını
gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını
rica
etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar
götürürüm,
bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı
Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı.
Meclis
Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda
da...Mutlu,
görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.
Gerçekten
tarihi bir tanıklıktı bu...
Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici
kabrinden
çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir
hafta
boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk
başında
nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite
üyeleri
tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi.
Bunun
üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni
bir
sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali
düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku
çıkmadı.Sanduka
talaş doluydu.
Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı
doluydu.
Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında,
ağzı
kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza
için
kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi
yazılıydı.Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi
bir
muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes
nefesini
tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu
patlatmış,
nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti
geziniyordu. Ve 15
yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları
aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların
yardımıyla
katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi
kahverengi
bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı
olmuştu
Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle
anlatacaktı:"Yüzünü örten
ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü
ile
karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz
kapağının
üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında
uyuyor
gibiydi."
Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun
başına
çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta
Başbakan
Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes
de
yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde
aşağı,
tabuta doğru baktı. O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan
aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de
baktım
ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı.
Tahmin
ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda
kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına
yığılıverdi.
Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş,
tekrar
solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu
beyaz
kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp
doçenti Dr.
Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı
gösterdi ve
şöyle dedi:"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım
gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstünekonmasını
istiyor."Doç.
Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı.
"Böyle bir
kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi.Komiser
kâğıdı
katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten
sonra
salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan
besmele
çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15
yıl
içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri
bayrakla
örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.
Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu
Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son
durağı
olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...
Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı
Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12
askerin
omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir
top
arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı.Radyodan
naklen
yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar
hüzünlüdür.Ancak
o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini
çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün
naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem
yapılmıştı.
Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından
gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir
formül
enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük
ilaç
şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem
sayesinde
Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi
-
öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün
defnini
şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.
Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O
komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in
huzurunda
Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca
tahnit
bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişle
Atatürk'ün
(mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene
katılanlar
olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o
törene
katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan
bilgilerin bir
kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk
araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki
Mutlu
ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor.
Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu
ayrıntılarla
daha da ilginç bir boyut kazanıyor.
Atatürk'ü son görenler anlatıyor:
'Yüzünde iki günlük sakal vardı'
Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te
Etnografya
Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki
o
töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı
buldular.
İzlenimlerini şöyle anlattılar:
• OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç
heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile
katafalka
çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük
sakalı
vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."
' Gözleri aralıktı'
• HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım.
Başı yana
doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı.
Hani
insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle
aralıktı
gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."
 |
|
| Başa dön |
|
 |
|
Tarih: Tuning Peugeot Mesaj konusu: Banner |
|
|
|
|
|
| Başa dön |
|
 |
ekremkarakurtYönetici


Yaş: 28 Kayıt:02 Şub 2005 Mesajlar: 8133 Şehir: İstanbul
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:17 am Mesaj konusu: |
|
|
| Paylaşım için teşekkür ederim,bu konu hakkında bilgim yoktu okudum ve şaşırdım keşke tekrar açsalarda bizde görebilsek |
|
| Başa dön |
|
 |
powe_RUzman Üye


Kayıt:09 Kas 2006 Mesajlar: 2151
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:20 am Mesaj konusu: |
|
|
ama artık korunmuyoki eko
toprak oldu gitti |
|
| Başa dön |
|
 |
EmrEKurTSüper Üye


Yaş: 27 Kayıt:01 Ağu 2005 Mesajlar: 6467
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:22 am Mesaj konusu: |
|
|
| vaybeee..benimde böyle bişiden haberim yoktu.aradan 15 sene geçmiş ve bozulmmamış...çok şaşırdım... |
|
| Başa dön |
|
 |
ekremkarakurtYönetici


Yaş: 28 Kayıt:02 Şub 2005 Mesajlar: 8133 Şehir: İstanbul
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:25 am Mesaj konusu: |
|
|
| powe_R demiş ki: | ama artık korunmuyoki eko
toprak oldu gitti |
Allahın hikmeti belki bişey olmamıştır.. |
|
| Başa dön |
|
 |
powe_RUzman Üye


Kayıt:09 Kas 2006 Mesajlar: 2151
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:29 am Mesaj konusu: |
|
|
illa zorla bakam nereye kadar  |
|
| Başa dön |
|
 |
ekremkarakurtYönetici


Yaş: 28 Kayıt:02 Şub 2005 Mesajlar: 8133 Şehir: İstanbul
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:30 am Mesaj konusu: |
|
|
| bakıcam abi merak ediyorum |
|
| Başa dön |
|
 |
powe_RUzman Üye


Kayıt:09 Kas 2006 Mesajlar: 2151
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:31 am Mesaj konusu: |
|
|
| tövbe yarebbim |
|
| Başa dön |
|
 |
mbsoyluUzman Üye


Yaş: 30 Kayıt:04 Haz 2005 Mesajlar: 1125 Şehir: İstanbul
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:49 am Mesaj konusu: |
|
|
Onun aciz bedeninden kimseye yarar gelmez asıl önemli olan fikirlerini yaşatmak Atanın sözlerine kulak verip uygulayabilsek keşke...
İşte o zaman onu görmüş, onu yaşamış ve yaşatmış oluruz.....
Bu değerli paylaşımın için teşekkürler arkadaşım... |
|
| Başa dön |
|
 |
sisssDeneyimli Üye


Kayıt:30 May 2005 Mesajlar: 175
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 11:58 am Mesaj konusu: |
|
|
Allahın hikmeti belki bişey olmamıştır..[/quote]
"tahnit" denen solüsyonun hikmeti desek daha dooru bence |
|
| Başa dön |
|
 |
cemrEDenizSüper Üye


Kayıt:13 Eki 2005 Mesajlar: 6109
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 12:04 pm Mesaj konusu: |
|
|
| o şansı yakalayabılmek ısterdım .. atamızın ruhu şad olsun yıne.. :( |
|
| Başa dön |
|
 |
ekremkarakurtYönetici


Yaş: 28 Kayıt:02 Şub 2005 Mesajlar: 8133 Şehir: İstanbul
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 12:07 pm Mesaj konusu: |
|
|
| sisss demiş ki: | | Allahın hikmeti belki bişey olmamıştır.. |
"tahnit" denen solüsyonun hikmeti desek daha dooru bence[/quote]
o silisyonuda allah yaratmadımı ? |
|
| Başa dön |
|
 |
sisssDeneyimli Üye


Kayıt:30 May 2005 Mesajlar: 175
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 12:31 pm Mesaj konusu: |
|
|
| oooo tamam tamam haklısın sen |
|
| Başa dön |
|
 |
HalitAlbayrakUzman Üye


Yaş: 21 Kayıt:09 Oca 2007 Mesajlar: 1894 Şehir: Çanakkale
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 12:43 pm Mesaj konusu: |
|
|
| allah mekanını cennet etsin. |
|
| Başa dön |
|
 |
STARBURAKSSüper Üye


Yaş: 22 Kayıt:11 Şub 2006 Mesajlar: 5392 Şehir: Mardin
Çevrimdışı
|
Tarih: Cum Şub 23, 2007 1:04 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Allah mekanını cennet kılar inş... |
|
| Başa dön |
|
 |
___PUG___Aktif Üye


Kayıt:01 Ara 2006 Mesajlar: 405
Çevrimdışı
|
Tarih: Pzr Mar 11, 2007 1:24 am Mesaj konusu: |
|
|
| ben resme bakamadım... |
|
| Başa dön |
|
 |
|
Tarih: Tuning Peugeot Mesaj konusu: Banner |
|
|
|
|
|
| Başa dön |
|
 |
malikaltindisAktif Üye


Yaş: 22 Kayıt:01 Eki 2006 Mesajlar: 749
Çevrimiçi
|
Tarih: Pzr Mar 11, 2007 3:08 am Mesaj konusu: |
|
|
| paylaşım içim çok teşekkürler... |
|
| Başa dön |
|
 |
BY_REISAktif Üye


Yaş: 13 Kayıt:22 Kas 2006 Mesajlar: 877 Şehir: İstanbul
Çevrimdışı
|
Tarih: Pzr Mar 11, 2007 8:34 am Mesaj konusu: |
|
|
| ÇOK SAOL PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKÜRLER |
|
| Başa dön |
|
 |
blueboyUzman Üye


Kayıt:09 Mar 2005 Mesajlar: 1756
Çevrimdışı
|
Tarih: Pzr Mar 11, 2007 11:53 am Mesaj konusu: |
|
|
tüylerim diken diken oldu bu kadar ayrıntılı bilmıyodum bu olayı..
paylaşım için saol murat.. |
|
| Başa dön |
|
 |
obirmaviAktif Üye


Kayıt:13 Eki 2006 Mesajlar: 905
Çevrimdışı
|
Tarih: Pzr Mar 11, 2007 12:37 pm Mesaj konusu: |
|
|
| tunnig_95 demiş ki: | | ÇOK SAOL PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKÜRLER |
ben |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
|